Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
Sağıroğlu
Zeytinyağı
fabrikası,
1923
yılında
Emin
Sağıroğlu
tarafından
kuruldu.
Fabrika
daha
sonra
oğul
Sadık
Sağıroğlu
ve
torun
Metin
Sağıroğlu
tarafından
işletildi.
Milâs’ın
en
eski
zeytinyağı
fabrikası.
Yani
Cumhuriyetle
yaşıt
bir
endüstriyel
yapı.
Aynı
fabrikada1927
yılında
sabun
imalatına
başlanmış.
Milaslılar için bir hafızalarda yer eden, bir "hafıza mekânı"ydı.
Milas
ve
bölge
için
çok
önemli
olan
bu
endüstriyel
miras,
geçtiğimiz
günlerde
yıkıldı.
Yerine
çok
katlı
binalar
dikilecek.
Bu
yapıyı
tescillemeyen,
bunun
için
girişimde
bulunmayan sorumlular ise ağır bir vebalin altında kalmışlardır.
Muğla
Kültür
ve
Tabiat
Varlıkları
Koruma
Kurulu(Anıtlar
Kurulu)
bu
endüstriyel
eseri
niye
tescillemedi?
Geçmiş
Belediye
yönetimleri,
bu
mirasın
tescillenmesi
için
niye
girişimde
bulunmadı?
Cumhuriyetle
yaşıt
bu
endüstriyel
miras,
Milas’ta
güzel
bir
Zeytin ve zeytinyağı Müzesi olurdu... Fırsatlar, kaçıyor!
Bir
yanda
kültürel
miras
kapsamındaki
evler-konaklar,
doğa
koşulları
nedeniyle
yıkılıyor,
diğer
yandan
endüstriyel
mirasımız
ise
inşaat
uğruna
insan
eliyle...
Yazık
oluyor
Milas'ın
değerlerine
ve
MİLAS'a.
Milas'ın
kent
kimliğini
oluşturan
kültürel
ve
endüstriyel
değerler
bir
bir
yok
oluyor...
Her
gün
bu
kentin
bedeninden
bir
parça
kopuyor
ve
beden
ise
uzuvlarından
yok
olmuş
bir
hale
geliyor.
Boşa
geçen
zaman,
bu
kente en büyük ihaneti ve kötülüğü yapıyor!
Endüstriyel
miras
ürünü
olan
tesisler,
bundan
sonra,
M
uğla
Kültür
ve
Tabiat
Varlıklarını
Koruma
Kurulu
tarafından
tescillenmelidir.
Şimdi
Sağıroğlu
Zeytinyağı
fabrikasının
başına
gelen,
bundan
sonra
diğer
endüstriyel
miras(lar)ın
başına
gelmemelidir…
NE DEDİLER?
Ayşe
Enginsu
Akçeşme:
Dört
yolun
simgesi
leyleklerin
yuvasıydı.
Gerçekten
çok
üzgünüm. Değerlerimiz yok oluyor.
Gülden
Sökelioğlu:
Milas'ın
tarihi
ve
kültürel
kimliğine
çok
yazık
oluyor.
Baca
sembolik
olarak
kalabilirdi.
Eskişehir'e
gittiğim
zaman
bir
meydanda
böyle
bir
eski
fabrika
bacasını
görmüş
ve
hayran
kalmıştım.
Amaç
yok
etmek
değil,
değerlendirmek
olmalı. Şehri yönetenlerin Eskişehir'i gezip görmesi gerekli diye düşünüyorum.
Mehmet
Çatal:
Bizde
bir
huy
var,
eski
diye
atıyoruz,
yıkıyoruz.
Tarihsel
önemi
var
mı
hiç
bakmıyoruz.
Korunması,
bugüne
müze
olarak
gelmesi
gerekirdi.
Yazık
ediyoruz.
Onlar bizim kültürümüz... Milas'taki eski Hanlar da öyle.
Çetin Çukur:
Gerçekten çok yazık olmuş, üzülmemek elde mi?
Süreyya
Gürgün:
Bu
yapının
tescilli
olduğunu,
çok
güvenilir
bir
kaynaktan
duymuştum.
Bir
yolunu
bulup
kaldırmışlar,
demek
ki.
Türkiye’de
olmaz
diye
bir
şey
yok. Rant söz konusu olduğunda, yapılamayacak iş yok.
Ahmet Ersoy:
Fabrika kapandıktan sonra bile paydos sireni öterdi.
Oktay Akgül:
Dün gazete haberlerinde önüme geldi, çok üzüldüm. Yıktıkları bir tarih.
Özgül
Öngel:
Tarihi
zeytinyağı
müzesi
olabilirdi.
Çok
yazık
oldu
değerlerine
sahip
çıkamayan
toplumlar;
gelecek
nesillere
aktaracak
miras
bırakamazlar.
O
nedenle
de
yöneticilerin vizyon sahibi olması gerekli.
Hidayet
Altunay:
O
baca
her
ilkbahar,
leyleklerin
evi
olurdu.
O
civardan
geçerken
mutlaka
bakarım
yuva
var
mı
diye,
geçen
hafta
garaja
giderken
yine
baktım,
eski
yapılarla birlikte baca yok olmuş, çok üzüldüm.
Nihal
Cığız
Yükselen:
Ben
de
üzüldüm
en
azından
baca
kalır
diye
düşünüyordum
çocukluğumuzun gençliğimizin dahası Dört yolun simgesiydi yazık oldu.
Ercüment
Atalay:
1973
yılında
Milas’a
geldim
kaldığım
evin
penceresinden
50
metre
ileride
fabrikayı
görürdüm,
mis
gibi
pirina
ve
zeytinyağı
kokardı.
Çok
yazık
ki
yok
etmişler; hem tarih yok oldu hem de anılarımız, hafıza mekânımız bizim.
Abdullah
Gürgün:
Ne
güzel
bir
zeytin,
zeytinyağı,
sabun
müzesi
ve
doğal
ürünler
satış
merkezi
olabilirdi.
Ama
tüm
Türkiye
bence
aynı
zamanda
acımasız
bir
tarih
kültür
ve
dil yozlaştırma saldırısı altında. Bir kültür soykırımı da demek mümkün.
Altun
Ural:
O
yıkılan
fabrika
Gazipaşa,
Firuzpaşa
Mahallesinin
can
damarıydı.
O
mahallenin
halkının
çoğu
orada
çalışıp,
geçindi.
Sonra
oradan
aldığımız
pirinaları
mangalda
yakıp
ısınmaya
çalışırdık.
Milas'ın
belleğini
çok
önemli
bir
kurum
da
yok
oldu?
Bir
dış
gezimizde
bizi
bir
evin
önüne
götürüp
burası
"Kafka'nın
evi"
diye
göstermişlerdir,
dışarıdan.
Milas'a
nasıl
zeytini
ve
zeytini
yağının
dünya
markası
olmasını sağlayan birileri gibi birileri bu işi ele alalım.
Muzaffer
Karayer:
Tarihi
evlerimizi
ve
kent
dokusunu
dikkate
almayan
yerel
yöneticilerimizin
daha
önemli
ne
işlevi
olabilir.
Proje
hazırlayarak
Avrupa'daki
hibe
fonlar
kullanılarak
bu
değerlerimizi
koruyabiliriz.
Tarihi
konukların
sonu
aslanlı
ev
gibi
olmasın.
Nuray
Gözel:
Evet
çok
yazık
ettiler
oraya,
öyle
görünce
tüm
çocukluğumun
hatıraları
da kayboldu, gitti çok üzüldüm!
Binyamin
Roditi:
Tek
bir
keskin
cümle
ile
ifade
etmek
mümkün
:
''Hangi
şehir
veya
kasabamızda
olursa
olsun,
Belediyeler
ASLA
Tarihi
değeri
olan,
gelecek
nesillere
örnek
olabilecek,
yaşatılması
gereken
Kültür,
Turizm,
Anadolu
Medeniyetleri,
Eski
Yerleşik
nüfusa
ait
İbadethane-Mezarlıklar
veya
Sanayiye
ait
yapı
ve
tesisleri
korumuyor''.
Maalesef,
bu
konuda
her
yapı
RANT
UĞRUNA,
DUYARSIZLIKLA
ESKİMEYE
ve
ÇÖKMEYE
TERK
EDİLİYOR...
Ayrıca
Bu
konuda
Devletçe
oluşturulmuş
resmi
kurum
olan,
Vakıflar
ve
Eski
Eserleri
Koruma
teşkilatı
ise
içerisinde
görevli
yetkili
ve
tecrübeli
onlarca
sayıda
Mimar,
Mühendis,
Tekniker
ve
Bürokrata
rağmen
hantal,
çok
yavaş
karar
alma
mekanizması
ve
siyasete
bulamış
olmaları
dolayısı
ile
Güzelim
Anadolu
Toprakları
üzerinde,
DEĞER
İFADE
EDEN
HER
ESKİ
YAPI
ve
ANTİK
TARİHİ
ÖNEME
SAHİP
KÜLTÜREL
VARLIKLAR,
HAZİNE
AVCILARINCA
YAĞMALANMAKTA,
HATTA
BAZILARINCA,
YURT
DIŞINA
SATILMAKTADIR...
Bu
duruma
genel
manada
''Kültürel
Duyarsızlık”
denir.
Vaziyetin
daha
iyi
şartlara
uyarlanması
için,
Millî
Eğitim
içerisinde;
daha
İlkokuldan
başlayarak,
Lise
eğitimi
sonuna
kadar,
tüm
çocuk
ve
gençleri
bilinçlendirme
ve
Vatana
ait eserleri koruma dersi verilmelidir.
Süheyla
Gönültaş-Şen:
Bizim
çocukluğumuzda
oralar
o
kadar
işlek
ve
hareketliydi
ki
bir
tarafı
zeytinyağı,
bir
tarafı
sabun
fabrikası,
karşı
tarafta
Karadeveciler’in
zeytinyağı
fabrikası,
alt
tarafta
çır
çır
fabrikası.
Balavca’nın
alt
tarafında
Gölcüklerin
zeytinyağı
fabrikası
vb.
Zeytin
zamanı
fabrikalar
sabah
8
öğlen
12
ve
akşam
5
te
düdük
öttürürler,
sanırım
vardiya
değişikliği
yaparlardı.
Oralar
çok
kişinin
ekmek
kapısıydı.
Fabrikanın
binaları
atıl
durumdaydı
ama
keşke
bacası
kenarlarından
destekleyerek
korunmaya
alınsaydı.
Ayrıca
tekel
binası
da
depreme
dayanıksız
diye
heba
edildi,
günlerce
yıkmak
için
uğraştılar,
o
betonlar
yıkılmamak
için
direndi.
Milas’ımızın
tarihi
yok
olup
gidiyor
Nevzat
hocam,
kimisi
rant
uğruna,
kimisi
mirası
paylaşamamak
uğruna…
Ümit Çıtak:
Rahmetli babam burada çalışmıştı.
Mehmet
Çayırlı:
İşte
düşünce
ve
bakış
farkı!
Günümüzün
geldiği
nokta
bu!
Cumhuriyetin
kuruluşundan
2022’ye
kadar
öyle
veya
böyle
iktidara
gelen
her
parti
5
yıllık
yatırım
planı
içinde
istihdam,
üretim
ve
Ülke
olarak
ekonomik
büyüme
için
FABRİKA
-
BARAJ
ve
ÜRETİM
ALANLARI
yapardı...
Ancak
1985
den
sonra,
hele
hele
2022
den
sonra
ÖZELLEŞTİRME
SEVDASI
ile
birlikte
tamamen
ÜRETİM
EKONOMİSİNİ
TERK
EDEREK,
TÜKETİM
EKONOMİSİNİ
destekleyici
plan,
program
ve
teşvikler
ile
birlikte tüm ülke BETON RANTINA dönüştürüldü.
Üretim
yapandan
KDV
%20,
Beton
yapandan
KDV
%1
desteği
ile
üretene
köstek,
tüketene
destek
politikası
hızla
devam
etmekte...
Sonuç
ne
mi?
Enflasyon.
Üreten değil, Tüketen Toplum, Hep birlikte.
26 Ocak 2026
“Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Güncel
Milas'ın Değerlerine Yazık Oluyor!
Bu sayfada, Milas’ın gelişimi ile ilgili güncel bilgi ve verilere yer verilmektedir.
(Güncel) Yazı Listesi
“Daha güzel anıların
yaşanabileceği bir Milas” için,
düşüncelerin paylaşıldığı,
projelerin konuşulduğu
web sitesi.
Lütfen bizi
sosyal medyada takip ediniz:
nevzatcaglartufekci@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Site Bilgisi:
Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır.
Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve
saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır.
Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır.
Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir.
Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak
göstererek kullanabilirsiniz.
Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.