Güven
Yalçıntaş,
15
yaşına
kadar
Milas’ta
yaşamış,
Sakarya
İlkokulu
ve
Milas
Ortaokulunda
okumuş
bir
akademisyen
ve
uluslararası
başarılara
imza
atmış
bir
bilim
insanı.
Şu
anda
Amerika
Birleşik
Devletlerinde
yaşayan
Yalçıntaş’tan,
Milas’ın
geleceğine ilişkin görüşlerini sorduk…
Gönderdiği Sesli Mesaj Şöyle:
Nevzat
Bey,
sizinle
tanışmadık
ama
ben
sizi
takip
etmeye
çalışıyorum.
Yaptıklarınızla
çok
övünüyorum,
çok
da
hoşuma
gidiyor.
Hakiki
bir
Milaslı
olarak
çalışmalarınızı
çok
takdir
ediyorum.
Ellerinize
sağlık.
Size
güç/kuvvet
dilerim.
Geçen
gün
siz
bana
“
Milas’ın
geleceği
için
neler
yapılmalı
”
diye
bir
mesaj
gönderdiniz.
Ben
onunla
pek
ilgilenemedim
çünkü
bir
ameliyat
durumu
vardı.
Hastaneden
yeni
geldim.
Toparlanmaya
çalışıyorum.
Merak
edilecek
bir
şey
yok.
Benim
size
verebileceğim
bir
tavsiye
veya
beraber
çalışırsak
yapabileceğimiz
şey;
benim
en
çok
kıymet
verdiğim,
içinde böyle, değer bulduğum kavram,
girişimciliktir
.
Bu
devirde
galiba
bize
en
çok
lazım
olanı,
bilhassa
Türkiye
gibi
bir
ülkede,
eğer
biz
iyi
girişimciler,
bilgili
girişimciler,
ayağı
yere
iyice
değen,
yere
sağlam
basan
girişimciler,
yaratabilirsek;
sanırım,
bizim
ülke
olarak,
Atatürk’ün
dediği
gibi
çağdaş
ülkeler seviyesine, yaklaşmamız daha kolay olur, daha çabuk olur.
Bunu nasıl yapacağız?
Benim,
İSKA
olarak,
İstanbul
Kalkınma
Ajansının
Üsküdar
Üniversitesine
verdiği
bir
proje
vardı.
Şöyle
bir
10-15
sene
önce.
Ben
onlar
için
bir
girişimcilik
programı
hazırlamıştım.
14
günlük
ya
da
haftada
bir
yaparsanız,
14
haftalık.
Bunun
ayağını
yaparız.
Bu
dert
değil
ama
mesele
ortaya
bir
şey
koymak.
Bir
gün,
daha
uzun
konuşalım.
Ben
sizinle
de
yüzyüze
konuşmak,
tanışmak
isterim.
Biraz
daha
vakit
geçince onu da yapalım.
Ben
şöyle
bir
teklifte
bulunayım
size.
Eğer
Milas’ı
haritada
herkese
göstermek
istiyorsak,
Karya
Kralının
dediği
gibi,
“
Niye
Milas’ın
kıymetini
bilmiyorsunuz?
”
Eğer
Milas’ın
kıymetini
bilmek
istiyorsak,
o
vakit,
öyle
bir
girişimcilik
merkezi
kuralım
ki
Türkiye’de
yıldız
olsun,
herkes
Milas’a
aksın.
O
girişimcilik
teşebbüsüne
dahil
olmak,
ondan
yararlanmak
için.
Bu
yapılır.
Ben
size
anlatacağım,
nasıl
yapılacağını.
Neler
yapılacağını.
Kafa
kafaya
vereceğiz,
konuşarak
bulacağız.
Milas
hakkında
benim
bilmediğim çok şey var. Bilhassa bölge hakkında.
15
yaşındayken
çıktım
Milas’tan
ama
15
yaşıma
kadar
öyle
bir
Milaslı
oldum
ki
Sodra
dağının
topraklarında
yürümekten
ayaklarım
kan
içinde
kalırdı.
Sodra
dağına
annemden
saklı,
yalınayak
çıkardım.
Ayağıma
dikenler
batmış,
kan
içinde
dönerdim
eve
ama
o
tepedeki
rüzgâr
ve
Karyalılar’ın
oraya
koydukları
bekçinin
hikâyesi
benim
bütün
acılarımı
dindirir,
kanamalarımı
geçirirdi.
Şimdi
de
Sodra
dağının
kökboyalarından
yapılmış
Milas
halılarının
üstünde
gezerek,
Sodra
dağındaki
o
hislerimi
hatırlamaya
çalışıyorum.
Milaslılar
beni
Sodra
Dağının
ve
Milâs’ın
sevdalısı
olarak bilsinler yeter. Ben işte öyle bir Milaslıyım!
Yaparız,
biz
bunu
yaparız.
Siz
bana
biraz
vakit
verin.
Bir
ara
buluşalım.
Telefonla
konuşalım,
WhatsApp’la
yazışalım.
Hatta
bir
defayla
olmaz.
Haftada
bir
ya
da
belli
aralıklarla
devamlı
konuşarak…
Bana
biraz
izin
verin
şu
durumdan
bir
kurtulayım,
ondan
sonra
sizin
istediğiniz
her
şeyi
yaparız.
Çok
memnun
oldum.
Bana
yazdığınız
için.
Hakiki
Milaslıları
ben
hissediyorum,
sizin
duygularınızı.
Çünkü
bende
de aynı duygular var.
Milas’ı
tabii
ki
çok
seviyoruz.
Ben
fırsat
buldukça
gelirdim
Milas’a.
En
son,
arkeologların
katıldığı,
sanırım
15.
Karya
Sempozyumuydu.
Ona
gelmiştim.
Çok
memnun olmuştum. Milashan’da kalmıştık.
Bunları
konuşuruz,
planlarız.
Lütfen
benimle
temasınızı
kesmeyin.
Biliyorum
çok
meşgulsünüz.
Fırsat
buldukça
bana
bir
iki
not
atın.
Ben
mutlaka
fırsat
bulup
cevap
veririm.
Beraber
çalışırız.
Haydi,
çok
çok
saygılar,
sevgiler,
görüşmek
üzere.
Kendinize iyi bakın. By by.
Yayına hazırlayan: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
KENDİ ANLATIMIYLA: GÜVEN YALÇINTAŞ
Babam
Kazım
Yalçıntaş,
Atatürk’ün
ilk
öğretmenlerinden,
İzmir
Muallim
mektebinden
mezun
olduktan
sonra
Elâzığ,
sonra
Fethiye
ve
sonunda
Milas’a
tayin
olmuş.
Annem
Samiye
ile
(Babası,
amcası
Gümüşhane’de
Ruslara
karsı
savaşırken
şehit
olmuşlar)
Elâzığ’da
evlenmişler.
Babama
maarif
müdürü
10
okul
parası
vermiş;
Milas’ın
köylerine
okul
yap
diye.
Galiba
40
köy
vardı
o
zaman.
Ben
bazılarına
babamla
at
üstünde
gittim.
Babam
köylülerden,
ormandan
kereste
ve
taş
getirmelerini
ister,
onlara
beton
ve
demir
için
para
verirdi.
Bu
şekilde
10
okul
parası
ile
30-40
okul
yapıldı
ve
okullara
öğretmenler
gelince,
köylüler
babama
taparlardı.
Bana
da
köy
kadınları
bol
zeytinyağı
içinde
yumurta
pişirirlerdi.
Benim
de
en
hoşuma
giden
oydu.
Anneciğim zeytinyağını bilmez ve kokusunu filan sevmezdi(O zamanki Türkiye).
Milas’ta
Saime
Yıldızhan
(Boran)
hanımda
ben
5
yıl
ilkokulu
okudum
ve
kendisini
101
yaşına
kadar
her
yıl
ziyaret
edip
elini
öptüm.
Eşi
Zeki
Boran
da
bizim
en
büyük
yol
gösterenimizdi.
Simdi
çocukları
Asiye,
Nakiye
ve
Zeynep
ile
çok
değerli
damat Atilla benim kardeşlerimdir.
Ortaokulu
bitirdikten
sonra
1957’de
biz
Milâs’tan
ayrıldık.
Ankara
Kurtuluş
Lisesinden
mezun
oldum.
Ankara’da
Fen
Fakültesinin
Fizik
bölümünden
mezun
olup
asistanlık
yaparken,
Çekmece
Nükleer
Araştırma
ve
Eğitim
Merkezine
geçtim,
oradan
da
1968’de
Amerika’ya
geldim.
Rochester
Üniversitesi
Tıp
(MD)
fakültesini
birincilikle
bitirdim ve Biyofizik doktoramı (PhD) yaptım.
1974
de
Türkiye’ye
eşim
ve
bir
yaşındaki
kızımla
döndük.
Askerliğimi
bitirip
Ege
Tıp
Fakültesinde
ilk
Radyoterapi
programını
başlattık
ki
Egeliler
kanser
tedavisi
için
İstanbul’a
gitmez
oldular.
1976’da
şartlar
bizi
tekrar
Amerika’ya
dönmeye
mecbur
etti
ve ben EMI Medical şirketinde İlk CT makinesini yapan ekip ile çalışmaya başladım.
EMI
Medical,
meşhur
GE
tarafından
satın
alınınca
değildi
ve
ben
Oak
Ridge
National
Laboratory’na
geçtim.
Orada
11
yılı
grup
lideri
olarak,
23
yıllık
çalışma
sürem
içinde çok hayati ve önemli projeleri halk hizmetine sunduk.
ORNL’de
iken
ABD
hükümeti
yeni
bir
kanun
çıkardı
ki
o
kanun
sunu
öngörüyordu.
ABD
hükümeti
parası
ile
yapılmış
bir
araştırma
sonunda
ortaya
çıkacak
fikri
mülkiyetin
ticarileştirilmesi
gerekir,
bu
o
kurumun
görevidir.
ABD’de
genel
olarak
üniversitelerde
ve
milli
laboratuvarlarda
harcanan
her
$2Milyon
sonunda
ortaya
bir
fikri
mülkiyet
çıkar.
Bizim
laboratuvarın
araştırma
bütçesi
yılda
$2Milyardı
ve
ortaya
çıkan
fikri
mülkiyetlere
sahip
çıkması
gerekiyordu.
Bunu
gerçekleştirmek
için
adını
“
teknoloji
transferi
”
dediğimiz
yeni
bir
ofis
kuruldu.
Ben
o
ofiste
çalışmaya
başladım.
Hemen
farkına
vardım
ki
benim
teknik
bilgileri
bu
konuda
yeterli
ama
pazarlama,
müzakere
etme
ve
satıcılık
gibi
konularda
hiçbir
bilgim
yoktu.
Ben
40
yaşımdan
sonra
İşletmecilik
öğrenmek
için
okula
başladım
ve
6
yılda
(çok
seyahat
ediyordum) MBA derecemi aldım.
Vardığım sonuç şuydu…
Bizler
bilim
insanı
olarak
araştırma
yaparız
ve
sonuçlarını
makale
olarak
başkalarına
anlatırız.
Bu
anlatmanın
maksadı,
satmaktır.
Şayet
biz
bildiklerimizi
satmak
istiyorsak,
ilk
olarak
satıcılığı
ve
pazarlamayı
hatta
pazarlık
yapmayı
öğrenmeliyiz.
Şimdi
siz
benim
yanıma
uçakta
oturup
bana
ne
is
yaptığımı
sorsanız;
ben
doktorum,
bilim
insanıyım
filan
demek
yerine,
ben
“satıcıyım”
derim.
Çevrenize
ve
kendi
yaşamınıza
bakın,
her
şey
satıcılık
ve
pazarlık
ile
başlar.
Ben
de
bunun
en
iyisi
olmak istedim.
Teknik
bilgilerimi,
satıcılık
değerleri
ile
birleştirince
Amerika’da
bile
az
bulunan
bir başarıya ulaştığımı fark ediyorum.
Tahmin
edeceğiniz
gibi
bana
yeni
kapılar
açılmaya
başladı
ve
önce
Oklahoma
Eyalet
Üniversitesinden
davet
ettiler,
sonra
New
York
Eyalet
Üniversitesinde
(SUNY)
Rektör Yardımcılığı görevini üstlendim.
SUNY,
64
yerleşkesi
olan,
640
bin
öğrencili
ve
30
bin
öğretim
görevlisi
bulunan
ve
yıllık
araştırma
bütçesi
$2Milyar
olan
devasa
bir
üniversitedir.
Bize
ait
olan
fikri
mülkiyetler
içinde
her
şişenin
üstündeki
bar-kod,
erkeklerde
prostat
kanserini
kanda
teşhis
edebilen
Prostate
Specific
Antigen
(PSA)
testi,
MR
scanner
gibi
sayısız
buluşlar
bizim
üniversiteye
aittir.
Bu
buluşlar
nedeni
ile
her
yıl
şirketler
bizim
üniversitemize
$16Milyon telif hakkı öderler. Bu paranın yüzde kırkı o icadı yapan profesöre ödenir…
Bir
süre
sonra
kendime
söz
verdim.
Türkiye’nin
de
bu
başarılardan
örnek
alıp
fırsatları
değerlendirmesi
gerekirdi.
2006
yılında
New
York’ta
bizim
üniversiteyi
ziyaret
eden
o
zamanın
başbakanı
Recep
Tayip
Erdoğan
ile
tanıştım.
Türkiye’de
de
bu
programın
kurulması
gerektiğini
kendisine
anlattım.
Aşamalar
halinde
40
Türk
üniversitesi için 10 senelik 400 Milyon TL değerinde bir program başlattık.
Başarılarımızı
görmek
için
çok
zaman
geçmedi;
Atılım,
Anadolu,
Antalya,
Hacettepe,
Uludağ
üniversitelerinden
profesörler,
idareciler
heyecanımıza
heyecan
kattılar.
Ben
her
ay
10
gün
Türkiye’de
ve
20
gün
ABD
de
çalışmaya
devam
ettim.
1
Şubat
2019
Cuma
günü
40
rektör
yardımcısı
ile
TÜBİTAK’ta
bir
çalıştayımız
vardı.
Sonunda gelecek ay görüşmek üzere diyerek dağıldık.
COVID
vurdu
ve
6
yıl
bir
daha
toplanamadık.
Ben
tekrar
Türkiye’ye
gelmeye
başladım
ama
programa
başladığımız
kişiler
dağılmıştı.
TÜBİTAK
başkanı
değişmişti
ve maalesef henüz bir ümit göremiyorum, yeniden ayni program başlatmak için.
Ben
artık
öğrencilere
eğitim
vermiyorum.
Profesörlerin
daha
yaratıcı
olması
ve
icat üretmeleri için girişimciliği öğreten ve aşılayan eğitimler veriyorum onlara.
Türkiye’de yeniden ne zaman başlarız bilemiyorum.
Su
anda
İstanbul’un
Metrobus
ve
tren
istasyonlarının
adlarını
anlatan
bir
kitap
üstünde çalışıyorum.
GÜVEN YALÇINTAŞ, MD, PHD, MBA – ÖZGEÇMİŞ
Dr.
Güven
Yalçıntaş,
Haziran
2010’dan
bu
yana
Girişimcilik,
koçluk
ve
eğitim
programları;
Teknoloji
Transferinin
tüm
boyutları;
ofis
kurulumu
ve
işletilmesi
dâhil
ancak
bunlarla
sınırlı
olmamak
üzere
fikri
mülkiyet
(IP)
oluşturulması,
IP
yönetimi,
IP
ticarileştirilmesi,
yeni
iş
geliştirme,
şirket
kuruluşu
ve
üniversiteler
ile
şirketler
arasında
girişim
ve
yatırım
ağlarının
kurulması
alanlarında
hizmet
veren
Applied
Professionals
International
şirketinin
Başkanı
ve
CEO’su
olarak
görev
yapmaktadır.
Bu
kapsamda
ABD,
Türkiye,
Gürcistan,
Rusya,
Ukrayna,
Japonya,
Azerbaycan,
İspanya,
Kırgızistan,
Kazakistan,
Tacikistan
ve
Macaristan
dâhil
olmak
üzere
birçok
ülkede
üniversiteler ve şirketlerle çalışmıştır.
Dr.
Yalçıntaş
hâlen
Türkiye
ve
ABD’deki
çeşitli
üniversitelerle
sözleşmeli
olarak
teknolojilerinin
ticarileştirilmesi
konusunda
çalışmaktadır.
Ayrıca
İstanbul
merkezli
bir
girişim
sermayesi
şirketi
olan
Idacapital
ile
ortaklığı
bulunmakta
olup,
Türkiye’de
seçilen
teknolojilerin
durum
tespiti
(due
diligence)
süreçlerinde
destek
sağlamaktadır.
Dr.
Yalçıntaş,
Türk
teknolojilerinin
ABD
pazarına,
ABD
teknolojilerinin
ise
Türk
pazarına
taşınmasını
sağlayan
güçlü
bir
ağ
oluşturmuş
ve
başarılı
ticarileştirme
süreçlerine öncülük etmiştir.
Dr.
Yalçıntaş,
Haziran
2001’de
New
York
Eyalet
Üniversitesi
Araştırma
Vakfı
(RFSUNY)
Teknoloji
Transferinden
Sorumlu
Başkan
Yardımcılığı
görevine
atanmıştır.
Aynı
zamanda
vekâleten
Ar-Ge’den
sorumlu
Başkan
Yardımcılığı
görevini
de
üstlenmiştir.
SUNY
Ar-Ge
bilim
insanları
için
uygulamaya
koyduğu
özel
mentorluk
programı
sayesinde,
SUNY’nin
yıllık
Ar-Ge
harcamaları
2001’de
400
milyon
ABD
dolarından
2010’da
800
milyon
ABD
dolarına
yükselmiştir.
Benzer
şekilde,
kendisine
ait
“
İnovasyon
Yaratma
(Innovation
Creation)
”
programı
SUNY
bilim
insanlarının
her
yıl
yüzde
50
daha
fazla
fikri
mülkiyet
üretmesini
sağlamış
ve
bunun
sonucunda
yıllık 16 milyon ABD doları telif geliri elde edilmiştir.
Eski
bir
araştırma
bilim
insanı
ve
araştırma
grubu
lideri
olan
Dr.
Yalçıntaş,
Oak
Ridge
Ulusal
Laboratuvarı
(ORNL)’nda
görev
yapmış
olup
bilimsel
araştırma
ile
teknoloji
pazarlama
ve
lisanslama
alanlarında
25
yılı
aşkın
deneyime
sahiptir.
1999
yılında
Oklahoma
State
University’de
Fikri
Mülkiyet
ve
Teknoloji
Transfer
Ofisi
Direktörü
olarak
başarılı
bir
yeni
ofis
kurmuştur.
Bundan
önce
Pensilvanya’daki
National
Institute
for
Environmental
Renewal’da
ve
Tennessee’deki
ORNL’de
teknoloji
transferi faaliyetlerini yönetmiştir.
Dr.
Yalçıntaş,
2008
yılında
Certified
Licensing
Professional
(CLP)
sertifikasını
almış;
1995
yılında
Federal
Laboratories
Consortium
tarafından
“
Teknoloji
Transferinde
Mükemmeliyet
Ödülü
”ne
layık
görülmüştür.
2008
yılında
ise
Araştırma
Vakfı
tarafından,
“
Öğretim
üyelerini
araştırma
için
dış
fon
bulmaya
teşvik
etme
ve
laboratuvardaki
fikirlerini
pazara
taşımada
gösterdiği
yorulmak
bilmez hizmetler
” nedeniyle mükemmeliyet ödülü ile onurlandırılmıştır.
Dr.
Yalçıntaş
hâlen
çeşitli
bilimsel
dergilerin
Uluslararası
Danışma
Kurullarında
görev
yapmaktadır.
Ayrıca
Tennessee
Tech
University,
Tusculum
College
ve
University
of
Tennessee’de
sırasıyla
Radyasyon
Biyolojisi,
Çevre
Bilimlerinde
Risk
Değerlendirmesi
ve
Radyoaktif
Atık
Yönetiminde
Sağlık
Fiziği
alanlarında
profesör
olarak
ders
vermiş;
doktora
öğrencilerine
tez
danışmanlığı
yapmıştır.
Çok
sayıda
bilimsel
ve
iş
dünyası
derneğinin
üyesi
olan
Dr.
Yalçıntaş’ın
100’den
fazla
akademik
makalesi,
bildirisi
ve
yayını
bulunmaktadır.
Bunun
yanı
sıra
çeşitli
şirket
ve
yükseköğretim
kurumlarının
yönetim
kurulları
ve
teknik
danışma
komitelerinde
görev
almakta;
ayrıca
National
Science
Foundation
(NSF)
STTR
fon
programı
ile
Congressionally
Designed
Medical
Research
Program
değerlendirme
kurullarında
hakemlik yapmaktadır.
Dr.
Yalçıntaş,
University
of
Rochester’dan
Sağlık
Fiziği
alanında
yüksek
lisans
derecesi
ile
Biyofizik,
Radyasyon
Biyolojisi
ve
Medikal
Fizik
alanlarında
MD–PhD
doktora
derecelerini
almıştır.
Doktora
sonrası
çalışmalarını
Argonne
National
Laboratory’de
tamamlamıştır.
Türkiye’de
Ankara
Üniversitesi
Fizik
Bölümü’nden
lisans
derecesi
ile
mezun
olmuş
ve
1990
yılında
University
of
Tennessee’de
MBA
programını
tamamlamıştır.
Dr. Güven YALÇINTAŞ
27.01.2026
ABD, NEW YORK
“Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
ABD’den Milas’a Bakış / Dr. Güven YALÇINTAŞ
Dr. Güven YALÇINTAŞ, M. Baki ÖNER
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir.
.
“Daha güzel anıların
yaşanabileceği bir Milas” için,
düşüncelerin paylaşıldığı,
projelerin konuşulduğu
web sitesi.
Lütfen bizi
sosyal medyada takip ediniz:
nevzatcaglartufekci@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Site Bilgisi:
Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır.
Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve
saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır.
Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır.
Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir.
Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak
göstererek kullanabilirsiniz.
Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.