Güven Yalçıntaş, 15 yaşına kadar Milas’ta yaşamış, Sakarya İlkokulu ve Milas Ortaokulunda okumuş bir akademisyen ve uluslararası başarılara imza atmış bir bilim insanı. Şu anda Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan Yalçıntaş’tan, Milas’ın geleceğine ilişkin görüşlerini sorduk… Gönderdiği Sesli Mesaj Şöyle: Nevzat Bey, sizinle tanışmadık ama ben sizi takip etmeye çalışıyorum. Yaptıklarınızla çok övünüyorum, çok da hoşuma gidiyor. Hakiki bir Milaslı olarak çalışmalarınızı çok takdir ediyorum. Ellerinize sağlık. Size güç/kuvvet dilerim. Geçen gün siz bana Milas’ın geleceği için neler yapılmalı diye bir mesaj gönderdiniz. Ben onunla pek ilgilenemedim çünkü bir ameliyat durumu vardı. Hastaneden yeni geldim. Toparlanmaya çalışıyorum. Merak edilecek bir şey yok. Benim size verebileceğim bir tavsiye veya beraber çalışırsak yapabileceğimiz şey; benim en çok kıymet verdiğim, içinde böyle, değer bulduğum kavram, girişimciliktir . Bu devirde galiba bize en çok lazım olanı, bilhassa Türkiye gibi bir ülkede, eğer biz iyi girişimciler, bilgili girişimciler, ayağı yere iyice değen, yere sağlam basan girişimciler, yaratabilirsek; sanırım, bizim ülke olarak, Atatürk’ün dediği gibi çağdaş ülkeler seviyesine, yaklaşmamız daha kolay olur, daha çabuk olur. Bunu nasıl yapacağız? Benim, İSKA olarak, İstanbul Kalkınma Ajansının Üsküdar Üniversitesine verdiği bir proje vardı. Şöyle bir 10-15 sene önce. Ben onlar için bir girişimcilik programı hazırlamıştım. 14 günlük ya da haftada bir yaparsanız, 14 haftalık. Bunun ayağını yaparız. Bu dert değil ama mesele ortaya bir şey koymak. Bir gün, daha uzun konuşalım. Ben sizinle de yüzyüze konuşmak, tanışmak isterim. Biraz daha vakit geçince onu da yapalım. Ben şöyle bir teklifte bulunayım size. Eğer Milas’ı haritada herkese göstermek istiyorsak, Karya Kralının dediği gibi, Niye Milas’ın kıymetini bilmiyorsunuz? Eğer Milas’ın kıymetini bilmek istiyorsak, o vakit, öyle bir girişimcilik merkezi kuralım ki Türkiye’de yıldız olsun, herkes Milas’a aksın. O girişimcilik teşebbüsüne dahil olmak, ondan yararlanmak için. Bu yapılır. Ben size anlatacağım, nasıl yapılacağını. Neler yapılacağını. Kafa kafaya vereceğiz, konuşarak bulacağız. Milas hakkında benim bilmediğim çok şey var. Bilhassa bölge hakkında. 15 yaşındayken çıktım Milas’tan ama 15 yaşıma kadar öyle bir Milaslı oldum ki Sodra dağının topraklarında yürümekten ayaklarım kan içinde kalırdı. Sodra dağına annemden saklı, yalınayak çıkardım. Ayağıma dikenler batmış, kan içinde dönerdim eve ama o tepedeki rüzgâr ve Karyalılar’ın oraya koydukları bekçinin hikâyesi benim bütün acılarımı dindirir, kanamalarımı geçirirdi. Şimdi de Sodra dağının kökboyalarından yapılmış Milas halılarının üstünde gezerek, Sodra dağındaki o hislerimi hatırlamaya çalışıyorum. Milaslılar beni Sodra Dağının ve Milâs’ın sevdalısı olarak bilsinler yeter. Ben işte öyle bir Milaslıyım! Yaparız, biz bunu yaparız. Siz bana biraz vakit verin. Bir ara buluşalım. Telefonla konuşalım, WhatsApp’la yazışalım. Hatta bir defayla olmaz. Haftada bir ya da belli aralıklarla devamlı konuşarak… Bana biraz izin verin şu durumdan bir kurtulayım, ondan sonra sizin istediğiniz her şeyi yaparız. Çok memnun oldum. Bana yazdığınız için. Hakiki Milaslıları ben hissediyorum, sizin duygularınızı. Çünkü bende de aynı duygular var. Milas’ı tabii ki çok seviyoruz. Ben fırsat buldukça gelirdim Milas’a. En son, arkeologların katıldığı, sanırım 15. Karya Sempozyumuydu. Ona gelmiştim. Çok memnun olmuştum. Milashan’da kalmıştık. Bunları konuşuruz, planlarız. Lütfen benimle temasınızı kesmeyin. Biliyorum çok meşgulsünüz. Fırsat buldukça bana bir iki not atın. Ben mutlaka fırsat bulup cevap veririm. Beraber çalışırız. Haydi, çok çok saygılar, sevgiler, görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. By by. Yayına hazırlayan: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ KENDİ ANLATIMIYLA: GÜVEN YALÇINTAŞ Babam Kazım Yalçıntaş, Atatürk’ün ilk öğretmenlerinden, İzmir Muallim mektebinden mezun olduktan sonra Elâzığ, sonra Fethiye ve sonunda Milas’a tayin olmuş. Annem Samiye ile (Babası, amcası Gümüşhane’de Ruslara karsı savaşırken şehit olmuşlar) Elâzığ’da evlenmişler. Babama maarif müdürü 10 okul parası vermiş; Milas’ın köylerine okul yap diye. Galiba 40 köy vardı o zaman. Ben bazılarına babamla at üstünde gittim. Babam köylülerden, ormandan kereste ve taş getirmelerini ister, onlara beton ve demir için para verirdi. Bu şekilde 10 okul parası ile 30-40 okul yapıldı ve okullara öğretmenler gelince, köylüler babama taparlardı. Bana da köy kadınları bol zeytinyağı içinde yumurta pişirirlerdi. Benim de en hoşuma giden oydu. Anneciğim zeytinyağını bilmez ve kokusunu filan sevmezdi(O zamanki Türkiye). Milas’ta Saime Yıldızhan (Boran) hanımda ben 5 yıl ilkokulu okudum ve kendisini 101 yaşına kadar her yıl ziyaret edip elini öptüm. Eşi Zeki Boran da bizim en büyük yol gösterenimizdi. Simdi çocukları Asiye, Nakiye ve Zeynep ile çok değerli damat Atilla benim kardeşlerimdir. Ortaokulu bitirdikten sonra 1957’de biz Milâs’tan ayrıldık. Ankara Kurtuluş Lisesinden mezun oldum. Ankara’da Fen Fakültesinin Fizik bölümünden mezun olup asistanlık yaparken, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezine geçtim, oradan da 1968’de Amerika’ya geldim. Rochester Üniversitesi Tıp (MD) fakültesini birincilikle bitirdim ve Biyofizik doktoramı (PhD) yaptım. 1974 de Türkiye’ye eşim ve bir yaşındaki kızımla döndük. Askerliğimi bitirip Ege Tıp Fakültesinde ilk Radyoterapi programını başlattık ki Egeliler kanser tedavisi için İstanbul’a gitmez oldular. 1976’da şartlar bizi tekrar Amerika’ya dönmeye mecbur etti ve ben EMI Medical şirketinde İlk CT makinesini yapan ekip ile çalışmaya başladım. EMI Medical, meşhur GE tarafından satın alınınca değildi ve ben Oak Ridge National Laboratory’na geçtim. Orada 11 yılı grup lideri olarak, 23 yıllık çalışma sürem içinde çok hayati ve önemli projeleri halk hizmetine sunduk. ORNL’de iken ABD hükümeti yeni bir kanun çıkardı ki o kanun sunu öngörüyordu. ABD hükümeti parası ile yapılmış bir araştırma sonunda ortaya çıkacak fikri mülkiyetin ticarileştirilmesi gerekir, bu o kurumun görevidir. ABD’de genel olarak üniversitelerde ve milli laboratuvarlarda harcanan her $2Milyon sonunda ortaya bir fikri mülkiyet çıkar. Bizim laboratuvarın araştırma bütçesi yılda $2Milyardı ve ortaya çıkan fikri mülkiyetlere sahip çıkması gerekiyordu. Bunu gerçekleştirmek için adını teknoloji transferi dediğimiz yeni bir ofis kuruldu. Ben o ofiste çalışmaya başladım. Hemen farkına vardım ki benim teknik bilgileri bu konuda yeterli ama pazarlama, müzakere etme ve satıcılık gibi konularda hiçbir bilgim yoktu. Ben 40 yaşımdan sonra İşletmecilik öğrenmek için okula başladım ve 6 yılda (çok seyahat ediyordum) MBA derecemi aldım. Vardığım sonuç şuydu… Bizler bilim insanı olarak araştırma yaparız ve sonuçlarını makale olarak başkalarına anlatırız. Bu anlatmanın maksadı, satmaktır. Şayet biz bildiklerimizi satmak istiyorsak, ilk olarak satıcılığı ve pazarlamayı hatta pazarlık yapmayı öğrenmeliyiz.
Şimdi siz benim yanıma uçakta oturup bana ne is yaptığımı sorsanız; ben doktorum, bilim insanıyım filan demek yerine, ben “satıcıyım” derim. Çevrenize ve kendi yaşamınıza bakın, her şey satıcılık ve pazarlık ile başlar. Ben de bunun en iyisi olmak istedim. Teknik bilgilerimi, satıcılık değerleri ile birleştirince Amerika’da bile az bulunan bir başarıya ulaştığımı fark ediyorum. Tahmin edeceğiniz gibi bana yeni kapılar açılmaya başladı ve önce Oklahoma Eyalet Üniversitesinden davet ettiler, sonra New York Eyalet Üniversitesinde (SUNY) Rektör Yardımcılığı görevini üstlendim. SUNY, 64 yerleşkesi olan, 640 bin öğrencili ve 30 bin öğretim görevlisi bulunan ve yıllık araştırma bütçesi $2Milyar olan devasa bir üniversitedir. Bize ait olan fikri mülkiyetler içinde her şişenin üstündeki bar-kod, erkeklerde prostat kanserini kanda teşhis edebilen Prostate Specific Antigen (PSA) testi, MR scanner gibi sayısız buluşlar bizim üniversiteye aittir. Bu buluşlar nedeni ile her yıl şirketler bizim üniversitemize $16Milyon telif hakkı öderler. Bu paranın yüzde kırkı o icadı yapan profesöre ödenir… Bir süre sonra kendime söz verdim. Türkiye’nin de bu başarılardan örnek alıp fırsatları değerlendirmesi gerekirdi. 2006 yılında New York’ta bizim üniversiteyi ziyaret eden o zamanın başbakanı Recep Tayip Erdoğan ile tanıştım. Türkiye’de de bu programın kurulması gerektiğini kendisine anlattım. Aşamalar halinde 40 Türk üniversitesi için 10 senelik 400 Milyon TL değerinde bir program başlattık. Başarılarımızı görmek için çok zaman geçmedi; Atılım, Anadolu, Antalya, Hacettepe, Uludağ üniversitelerinden profesörler, idareciler heyecanımıza heyecan kattılar. Ben her ay 10 gün Türkiye’de ve 20 gün ABD de çalışmaya devam ettim. 1 Şubat 2019 Cuma günü 40 rektör yardımcısı ile TÜBİTAK’ta bir çalıştayımız vardı. Sonunda gelecek ay görüşmek üzere diyerek dağıldık. COVID vurdu ve 6 yıl bir daha toplanamadık. Ben tekrar Türkiye’ye gelmeye başladım ama programa başladığımız kişiler dağılmıştı. TÜBİTAK başkanı değişmişti ve maalesef henüz bir ümit göremiyorum, yeniden ayni program başlatmak için. Ben artık öğrencilere eğitim vermiyorum. Profesörlerin daha yaratıcı olması ve icat üretmeleri için girişimciliği öğreten ve aşılayan eğitimler veriyorum onlara. Türkiye’de yeniden ne zaman başlarız bilemiyorum. Su anda İstanbul’un Metrobus ve tren istasyonlarının adlarını anlatan bir kitap üstünde çalışıyorum. GÜVEN YALÇINTAŞ, MD, PHD, MBA – ÖZGEÇMİŞ Dr. Güven Yalçıntaş, Haziran 2010’dan bu yana Girişimcilik, koçluk ve eğitim programları; Teknoloji Transferinin tüm boyutları; ofis kurulumu ve işletilmesi dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere fikri mülkiyet (IP) oluşturulması, IP yönetimi, IP ticarileştirilmesi, yeni geliştirme, şirket kuruluşu ve üniversiteler ile şirketler arasında girişim ve yatırım ağlarının kurulması alanlarında hizmet veren Applied Professionals International şirketinin Başkanı ve CEO’su olarak görev yapmaktadır. Bu kapsamda ABD, Türkiye, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Japonya, Azerbaycan, İspanya, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Macaristan dâhil olmak üzere birçok ülkede üniversiteler ve şirketlerle çalışmıştır. Dr. Yalçıntaş hâlen Türkiye ve ABD’deki çeşitli üniversitelerle sözleşmeli olarak teknolojilerinin ticarileştirilmesi konusunda çalışmaktadır. Ayrıca İstanbul merkezli bir girişim sermayesi şirketi olan Idacapital ile ortaklığı bulunmakta olup, Türkiye’de seçilen teknolojilerin durum tespiti (due diligence) süreçlerinde destek sağlamaktadır. Dr. Yalçıntaş, Türk teknolojilerinin ABD pazarına, ABD teknolojilerinin ise Türk pazarına taşınmasını sağlayan güçlü bir oluşturmuş ve başarılı ticarileştirme süreçlerine öncülük etmiştir. Dr. Yalçıntaş, Haziran 2001’de New York Eyalet Üniversitesi Araştırma Vakfı (RFSUNY) Teknoloji Transferinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine atanmıştır. Aynı zamanda vekâleten Ar-Ge’den sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini de üstlenmiştir. SUNY Ar-Ge bilim insanları için uygulamaya koyduğu özel mentorluk programı sayesinde, SUNY’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 2001’de 400 milyon ABD dolarından 2010’da 800 milyon ABD dolarına yükselmiştir. Benzer şekilde, kendisine ait İnovasyon Yaratma (Innovation Creation) programı SUNY bilim insanlarının her yıl yüzde 50 daha fazla fikri mülkiyet üretmesini sağlamış ve bunun sonucunda yıllık 16 milyon ABD doları telif geliri elde edilmiştir. Eski bir araştırma bilim insanı ve araştırma grubu lideri olan Dr. Yalçıntaş, Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı (ORNL)’nda görev yapmış olup bilimsel araştırma ile teknoloji pazarlama ve lisanslama alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahiptir. 1999 yılında Oklahoma State University’de Fikri Mülkiyet ve Teknoloji Transfer Ofisi Direktörü olarak başarılı bir yeni ofis kurmuştur. Bundan önce Pensilvanya’daki National Institute for Environmental Renewal’da ve Tennessee’deki ORNL’de teknoloji transferi faaliyetlerini yönetmiştir. Dr. Yalçıntaş, 2008 yılında Certified Licensing Professional (CLP) sertifikasını almış; 1995 yılında Federal Laboratories Consortium tarafından Teknoloji Transferinde Mükemmeliyet Ödülü ”ne layık görülmüştür. 2008 yılında ise Araştırma Vakfı tarafından, Öğretim üyelerini araştırma için dış fon bulmaya teşvik etme ve laboratuvardaki fikirlerini pazara taşımada gösterdiği yorulmak bilmez hizmetler ” nedeniyle mükemmeliyet ödülü ile onurlandırılmıştır. Dr. Yalçıntaş hâlen çeşitli bilimsel dergilerin Uluslararası Danışma Kurullarında görev yapmaktadır. Ayrıca Tennessee Tech University, Tusculum College ve University of Tennessee’de sırasıyla Radyasyon Biyolojisi, Çevre Bilimlerinde Risk Değerlendirmesi ve Radyoaktif Atık Yönetiminde Sağlık Fiziği alanlarında profesör olarak ders vermiş; doktora öğrencilerine tez danışmanlığı yapmıştır. Çok sayıda bilimsel ve dünyası derneğinin üyesi olan Dr. Yalçıntaş’ın 100’den fazla akademik makalesi, bildirisi ve yayını bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çeşitli şirket ve yükseköğretim kurumlarının yönetim kurulları ve teknik danışma komitelerinde görev almakta; ayrıca National Science Foundation (NSF) STTR fon programı ile Congressionally Designed Medical Research Program değerlendirme kurullarında hakemlik yapmaktadır. Dr. Yalçıntaş, University of Rochester’dan Sağlık Fiziği alanında yüksek lisans derecesi ile Biyofizik, Radyasyon Biyolojisi ve Medikal Fizik alanlarında MD–PhD doktora derecelerini almıştır. Doktora sonrası çalışmalarını Argonne National Laboratory’de tamamlamıştır. Türkiye’de Ankara Üniversitesi Fizik Bölümü’nden lisans derecesi ile mezun olmuş ve 1990 yılında University of Tennessee’de MBA programını tamamlamıştır. Dr. Güven YALÇINTAŞ 27.01.2026 ABD, NEW YORK
Milas
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
ABD’den Milas’a Bakış / Dr. Güven YALÇINTAŞ
Dr. Güven YALÇINTAŞ, M. Baki ÖNER
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir. .
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitesi.
Lütfen bizi sosyal medyada takip ediniz:
Milas
nevzatcaglartufekci@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Sitesi hakkında
Web Site Bilgisi: Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır. Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır. Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır. Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir. Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak göstererek kullanabilirsiniz. Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.
Takvim
Güven Yalçıntaş, 15 yaşına kadar Milas’ta yaşamış, Sakarya İlkokulu ve Milas Ortaokulunda okumuş bir akademisyen ve uluslararası başarılara imza atmış bir bilim insanı. Şu anda Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan Yalçıntaş’tan, Milas’ın geleceğine ilişkin görüşlerini sorduk… Gönderdiği Sesli Mesaj Şöyle: Nevzat Bey, sizinle tanışmadık ama ben sizi takip etmeye çalışıyorum. Yaptıklarınızla çok övünüyorum, çok da hoşuma gidiyor. Hakiki bir Milaslı olarak çalışmalarınızı çok takdir ediyorum. Ellerinize sağlık. Size güç/kuvvet dilerim. Geçen gün siz bana Milas’ın geleceği için neler yapılmalı diye bir mesaj gönderdiniz. Ben onunla pek ilgilenemedim çünkü bir ameliyat durumu vardı. Hastaneden yeni geldim. Toparlanmaya çalışıyorum. Merak edilecek bir şey yok. Benim size verebileceğim bir tavsiye veya beraber çalışırsak yapabileceğimiz şey; benim en çok kıymet verdiğim, içinde böyle, değer bulduğum kavram, girişimciliktir . Bu devirde galiba bize en çok lazım olanı, bilhassa Türkiye gibi bir ülkede, eğer biz iyi girişimciler, bilgili girişimciler, ayağı yere iyice değen, yere sağlam basan girişimciler, yaratabilirsek; sanırım, bizim ülke olarak, Atatürk’ün dediği gibi çağdaş ülkeler seviyesine, yaklaşmamız daha kolay olur, daha çabuk olur. Bunu nasıl yapacağız? Benim, İSKA olarak, İstanbul Kalkınma Ajansının Üsküdar Üniversitesine verdiği bir proje vardı. Şöyle bir 10-15 sene önce. Ben onlar için bir girişimcilik programı hazırlamıştım. 14 günlük ya da haftada bir yaparsanız, 14 haftalık. Bunun ayağını yaparız. Bu dert değil ama mesele ortaya bir şey koymak. Bir gün, daha uzun konuşalım. Ben sizinle de yüzyüze konuşmak, tanışmak isterim. Biraz daha vakit geçince onu da yapalım. Ben şöyle bir teklifte bulunayım size. Eğer Milas’ı haritada herkese göstermek istiyorsak, Karya Kralının dediği gibi, Niye Milas’ın kıymetini bilmiyorsunuz? Eğer Milas’ın kıymetini bilmek istiyorsak, o vakit, öyle bir girişimcilik merkezi kuralım ki Türkiye’de yıldız olsun, herkes Milas’a aksın. O girişimcilik teşebbüsüne dahil olmak, ondan yararlanmak için. Bu yapılır. Ben size anlatacağım, nasıl yapılacağını. Neler yapılacağını. Kafa kafaya vereceğiz, konuşarak bulacağız. Milas hakkında benim bilmediğim çok şey var. Bilhassa bölge hakkında. 15 yaşındayken çıktım Milas’tan ama 15 yaşıma kadar öyle bir Milaslı oldum ki Sodra dağının topraklarında yürümekten ayaklarım kan içinde kalırdı. Sodra dağına annemden saklı, yalınayak çıkardım. Ayağıma dikenler batmış, kan içinde dönerdim eve ama o tepedeki rüzgâr ve Karyalılar’ın oraya koydukları bekçinin hikâyesi benim bütün acılarımı dindirir, kanamalarımı geçirirdi. Şimdi de Sodra dağının kökboyalarından yapılmış Milas halılarının üstünde gezerek, Sodra dağındaki o hislerimi hatırlamaya çalışıyorum. Milaslılar beni Sodra Dağının ve Milâs’ın sevdalısı olarak bilsinler yeter. Ben işte öyle bir Milaslıyım! Yaparız, biz bunu yaparız. Siz bana biraz vakit verin. Bir ara buluşalım. Telefonla konuşalım, WhatsApp’la yazışalım. Hatta bir defayla olmaz. Haftada bir ya da belli aralıklarla devamlı konuşarak… Bana biraz izin verin şu durumdan bir kurtulayım, ondan sonra sizin istediğiniz her şeyi yaparız. Çok memnun oldum. Bana yazdığınız için. Hakiki Milaslıları ben hissediyorum, sizin duygularınızı. Çünkü bende de aynı duygular var. Milas’ı tabii ki çok seviyoruz. Ben fırsat buldukça gelirdim Milas’a. En son, arkeologların katıldığı, sanırım 15. Karya Sempozyumuydu. Ona gelmiştim. Çok memnun olmuştum. Milashan’da kalmıştık. Bunları konuşuruz, planlarız. Lütfen benimle temasınızı kesmeyin. Biliyorum çok meşgulsünüz. Fırsat buldukça bana bir iki not atın. Ben mutlaka fırsat bulup cevap veririm. Beraber çalışırız. Haydi, çok çok saygılar, sevgiler, görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. By by. Yayına hazırlayan: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ KENDİ ANLATIMIYLA: GÜVEN YALÇINTAŞ Babam Kazım Yalçıntaş, Atatürk’ün ilk öğretmenlerinden, İzmir Muallim mektebinden mezun olduktan sonra Elâzığ, sonra Fethiye ve sonunda Milas’a tayin olmuş. Annem Samiye ile (Babası, amcası Gümüşhane’de Ruslara karsı savaşırken şehit olmuşlar) Elâzığ’da evlenmişler. Babama maarif müdürü 10 okul parası vermiş; Milas’ın köylerine okul yap diye. Galiba 40 köy vardı o zaman. Ben bazılarına babamla at üstünde gittim. Babam köylülerden, ormandan kereste ve taş getirmelerini ister, onlara beton ve demir için para verirdi. Bu şekilde 10 okul parası ile 30-40 okul yapıldı ve okullara öğretmenler gelince, köylüler babama taparlardı. Bana da köy kadınları bol zeytinyağı içinde yumurta pişirirlerdi. Benim de en hoşuma giden oydu. Anneciğim zeytinyağını bilmez ve kokusunu filan sevmezdi(O zamanki Türkiye). Milas’ta Saime Yıldızhan (Boran) hanımda ben 5 yıl ilkokulu okudum ve kendisini 101 yaşına kadar her yıl ziyaret edip elini öptüm. Eşi Zeki Boran da bizim en büyük yol gösterenimizdi. Simdi çocukları Asiye, Nakiye ve Zeynep ile çok değerli damat Atilla benim kardeşlerimdir. Ortaokulu bitirdikten sonra 1957’de biz Milâs’tan ayrıldık. Ankara Kurtuluş Lisesinden mezun oldum. Ankara’da Fen Fakültesinin Fizik bölümünden mezun olup asistanlık yaparken, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezine geçtim, oradan da 1968’de Amerika’ya geldim. Rochester Üniversitesi Tıp (MD) fakültesini birincilikle bitirdim ve Biyofizik doktoramı (PhD) yaptım. 1974 de Türkiye’ye eşim ve bir yaşındaki kızımla döndük. Askerliğimi bitirip Ege Tıp Fakültesinde ilk Radyoterapi programını başlattık ki Egeliler kanser tedavisi için İstanbul’a gitmez oldular. 1976’da şartlar bizi tekrar Amerika’ya dönmeye mecbur etti ve ben EMI Medical şirketinde İlk CT makinesini yapan ekip ile çalışmaya başladım. EMI Medical, meşhur GE tarafından satın alınınca değildi ve ben Oak Ridge National Laboratory’na geçtim. Orada 11 yılı grup lideri olarak, 23 yıllık çalışma sürem içinde çok hayati ve önemli projeleri halk hizmetine sunduk. ORNL’de iken ABD hükümeti yeni bir kanun çıkardı ki o kanun sunu öngörüyordu. ABD hükümeti parası ile yapılmış bir araştırma sonunda ortaya çıkacak fikri mülkiyetin ticarileştirilmesi gerekir, bu o kurumun görevidir. ABD’de genel olarak üniversitelerde ve milli laboratuvarlarda harcanan her $2Milyon sonunda ortaya bir fikri mülkiyet çıkar. Bizim laboratuvarın araştırma bütçesi yılda $2Milyardı ve ortaya çıkan fikri mülkiyetlere sahip çıkması gerekiyordu. Bunu gerçekleştirmek için adını teknoloji transferi dediğimiz yeni bir ofis kuruldu. Ben o ofiste çalışmaya başladım. Hemen farkına vardım ki benim teknik bilgileri bu konuda yeterli ama pazarlama, müzakere etme ve satıcılık gibi konularda hiçbir bilgim yoktu. Ben 40 yaşımdan sonra İşletmecilik öğrenmek için okula başladım ve 6 yılda (çok seyahat ediyordum) MBA derecemi aldım. Vardığım sonuç şuydu… Bizler bilim insanı olarak araştırma yaparız ve sonuçlarını makale olarak başkalarına anlatırız. Bu anlatmanın maksadı, satmaktır. Şayet biz bildiklerimizi satmak istiyorsak, ilk olarak satıcılığı ve pazarlamayı hatta pazarlık yapmayı öğrenmeliyiz. Şimdi siz benim yanıma uçakta oturup bana ne is yaptığımı sorsanız; ben doktorum, bilim insanıyım filan demek yerine, ben “satıcıyım” derim. Çevrenize ve kendi yaşamınıza bakın, her şey satıcılık ve pazarlık ile başlar. Ben de bunun en iyisi olmak istedim. Teknik bilgilerimi, satıcılık değerleri ile birleştirince Amerika’da bile az bulunan bir başarıya ulaştığımı fark ediyorum. Tahmin edeceğiniz gibi bana yeni kapılar açılmaya başladı ve önce Oklahoma Eyalet Üniversitesinden davet ettiler, sonra New York Eyalet Üniversitesinde (SUNY) Rektör Yardımcılığı görevini üstlendim. SUNY, 64 yerleşkesi olan, 640 bin öğrencili ve 30 bin öğretim görevlisi bulunan ve yıllık araştırma bütçesi $2Milyar olan devasa bir üniversitedir. Bize ait olan fikri mülkiyetler içinde her şişenin üstündeki bar-kod, erkeklerde prostat kanserini kanda teşhis edebilen Prostate Specific Antigen (PSA) testi, MR scanner gibi sayısız buluşlar bizim üniversiteye aittir. Bu buluşlar nedeni ile her yıl şirketler bizim üniversitemize $16Milyon telif hakkı öderler. Bu paranın yüzde kırkı o icadı yapan profesöre ödenir… Bir süre sonra kendime söz verdim. Türkiye’nin de bu başarılardan örnek alıp fırsatları değerlendirmesi gerekirdi. 2006 yılında New York’ta bizim üniversiteyi ziyaret eden o zamanın başbakanı Recep Tayip Erdoğan ile tanıştım. Türkiye’de de bu programın kurulması gerektiğini kendisine anlattım. Aşamalar halinde 40 Türk üniversitesi için 10 senelik 400 Milyon TL değerinde bir program başlattık. Başarılarımızı görmek için çok zaman geçmedi; Atılım, Anadolu, Antalya, Hacettepe, Uludağ üniversitelerinden profesörler, idareciler heyecanımıza heyecan kattılar. Ben her ay 10 gün Türkiye’de ve 20 gün ABD de çalışmaya devam ettim. 1 Şubat 2019 Cuma günü 40 rektör yardımcısı ile TÜBİTAK’ta bir çalıştayımız vardı. Sonunda gelecek ay görüşmek üzere diyerek dağıldık. COVID vurdu ve 6 yıl bir daha toplanamadık. Ben tekrar Türkiye’ye gelmeye başladım ama programa başladığımız kişiler dağılmıştı. TÜBİTAK başkanı değişmişti ve maalesef henüz bir ümit göremiyorum, yeniden ayni program başlatmak için. Ben artık öğrencilere eğitim vermiyorum. Profesörlerin daha yaratıcı olması ve icat üretmeleri için girişimciliği öğreten ve aşılayan eğitimler veriyorum onlara. Türkiye’de yeniden ne zaman başlarız bilemiyorum. Su anda İstanbul’un Metrobus ve tren istasyonlarının adlarını anlatan bir kitap üstünde çalışıyorum. GÜVEN YALÇINTAŞ, MD, PHD, MBA – ÖZGEÇMİŞ Dr. Güven Yalçıntaş, Haziran 2010’dan bu yana Girişimcilik, koçluk ve eğitim programları; Teknoloji Transferinin tüm boyutları; ofis kurulumu ve işletilmesi dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere fikri mülkiyet (IP) oluşturulması, IP yönetimi, IP ticarileştirilmesi, yeni geliştirme, şirket kuruluşu ve üniversiteler ile şirketler arasında girişim ve yatırım ağlarının kurulması alanlarında hizmet veren Applied Professionals International şirketinin Başkanı ve CEO’su olarak görev yapmaktadır. Bu kapsamda ABD, Türkiye, Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Japonya, Azerbaycan, İspanya, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Macaristan dâhil olmak üzere birçok ülkede üniversiteler ve şirketlerle çalışmıştır. Dr. Yalçıntaş hâlen Türkiye ve ABD’deki çeşitli üniversitelerle sözleşmeli olarak teknolojilerinin ticarileştirilmesi konusunda çalışmaktadır. Ayrıca İstanbul merkezli bir girişim sermayesi şirketi olan Idacapital ile ortaklığı bulunmakta olup, Türkiye’de seçilen teknolojilerin durum tespiti (due diligence) süreçlerinde destek sağlamaktadır. Dr. Yalçıntaş, Türk teknolojilerinin ABD pazarına, ABD teknolojilerinin ise Türk pazarına taşınmasını sağlayan güçlü bir oluşturmuş ve başarılı ticarileştirme süreçlerine öncülük etmiştir. Dr. Yalçıntaş, Haziran 2001’de New York Eyalet Üniversitesi Araştırma Vakfı (RFSUNY) Teknoloji Transferinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine atanmıştır. Aynı zamanda vekâleten Ar-Ge’den sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini de üstlenmiştir. SUNY Ar-Ge bilim insanları için uygulamaya koyduğu özel mentorluk programı sayesinde, SUNY’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 2001’de 400 milyon ABD dolarından 2010’da 800 milyon ABD dolarına yükselmiştir. Benzer şekilde, kendisine ait İnovasyon Yaratma (Innovation Creation) programı SUNY bilim insanlarının her yıl yüzde 50 daha fazla fikri mülkiyet üretmesini sağlamış ve bunun sonucunda yıllık 16 milyon ABD doları telif geliri elde edilmiştir. Eski bir araştırma bilim insanı ve araştırma grubu lideri olan Dr. Yalçıntaş, Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı (ORNL)’nda görev yapmış olup bilimsel araştırma ile teknoloji pazarlama ve lisanslama alanlarında 25 yılı aşkın deneyime sahiptir. 1999 yılında Oklahoma State University’de Fikri Mülkiyet ve Teknoloji Transfer Ofisi Direktörü olarak başarılı bir yeni ofis kurmuştur. Bundan önce Pensilvanya’daki National Institute for Environmental Renewal’da ve Tennessee’deki ORNL’de teknoloji transferi faaliyetlerini yönetmiştir. Dr. Yalçıntaş, 2008 yılında Certified Licensing Professional (CLP) sertifikasını almış; 1995 yılında Federal Laboratories Consortium tarafından Teknoloji Transferinde Mükemmeliyet Ödülü ”ne layık görülmüştür. 2008 yılında ise Araştırma Vakfı tarafından, Öğretim üyelerini araştırma için dış fon bulmaya teşvik etme ve laboratuvardaki fikirlerini pazara taşımada gösterdiği yorulmak bilmez hizmetler nedeniyle mükemmeliyet ödülü ile onurlandırılmıştır. Dr. Yalçıntaş hâlen çeşitli bilimsel dergilerin Uluslararası Danışma Kurullarında görev yapmaktadır. Ayrıca Tennessee Tech University, Tusculum College ve University of Tennessee’de sırasıyla Radyasyon Biyolojisi, Çevre Bilimlerinde Risk Değerlendirmesi ve Radyoaktif Atık Yönetiminde Sağlık Fiziği alanlarında profesör olarak ders vermiş; doktora öğrencilerine tez danışmanlığı yapmıştır. Çok sayıda bilimsel ve dünyası derneğinin üyesi olan Dr. Yalçıntaş’ın 100’den fazla akademik makalesi, bildirisi ve yayını bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çeşitli şirket ve yükseköğretim kurumlarının yönetim kurulları ve teknik danışma komitelerinde görev almakta; ayrıca National Science Foundation (NSF) STTR fon programı ile Congressionally Designed Medical Research Program değerlendirme kurullarında hakemlik yapmaktadır. Dr. Yalçıntaş, University of Rochester’dan Sağlık Fiziği alanında yüksek lisans derecesi ile Biyofizik, Radyasyon Biyolojisi ve Medikal Fizik alanlarında MD–PhD doktora derecelerini almıştır. Doktora sonrası çalışmalarını Argonne National Laboratory’de tamamlamıştır. Türkiye’de Ankara Üniversitesi Fizik Bölümü’nden lisans derecesi ile mezun olmuş ve 1990 yılında University of Tennessee’de MBA programını tamamlamıştır. Dr. Güven YALÇINTAŞ 27.01.2026 ABD, NEW YORK
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Diğer sayfalar için lütfen tıklayınız.
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
ABD’den Milas’a Bakış / Dr. Güven YALÇINTAŞ
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Dr. Güven YALÇINTAŞ, M. Baki ÖNER
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitesi.
Lütfen bizi sosyal medyada takip ediniz:
Milas
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Site Bilgisi: Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır. Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır. Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır. Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir. Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak göstererek kullanabilirsiniz. Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.
Web Sitesi hakkında
Takvim