Dereden köprüye, fabrikadan kütüphaneye Milas’ın “yaşam koridoru” Milas’ta bazen bir kentin tarihini surlar, anıt mezarlar ya da büyük camiler değil; üzeri kapatılmış bir dere anlatır. Balavca Deresi tam da böyle bir “gizli anlatıcı”dır. Yüzyıllar boyunca kentin içinden akıp geçerken tarımı, ticareti, gündelik hayatı, inancı ve endüstriyi birbirine bağlayan bu suyolu; 1970’lerden itibaren yapılan ıslah çalışmalarıyla beton bir kanal hattına dönüştürülüp yer altına alınarak görünürlüğünü kaybetti. Ama dikkatle bakınca, dere kaybolsa da hatırlama çizgisi kaybolmuyor: kıyısına dizilmiş katmanlar hâlâ yerinde duruyor. Bir kentin hafızası bazen taşta değil, suda birikir. Daha doğrusu: suyun açtığı yolda. Balavca’nın akışı, Milas’ta sadece bir coğrafya değil, bir yaşam ritmidir ve ritim bozulduğunda şehir de bir şeyini kaybeder: yüzünü, nefesini, yürüyüşünü… Beçin’den iner; “Kutsal Yol”a değip şehrin içine karışır… 2023 yılında Milas’ta düzenlenen “Çok Katmanlı Doğal ve Kültürel Bir Yaşam Koridoru olarak Balavca Deresi ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması”, Balavca’yı sıradan bir dere olarak değil; Beçin Kalesi yakınlarından başlayıp kuzey–güney aksında doğal, kırsal, kentsel ve arkeolojik alanlarla ilişkilenen bir omurga olarak tarif ediyor. Üstelik güzergâh, 2500 yıllık Kral Yolu/Kutsal Yol bağlantılarına değiyor. Bu tanım bence çok şey söylüyor: Balavca, yalnızca su değil; Yol, Eşik, Bağlantı. Yani kent içindeki “geçiş” duygusunun, bir yakadan ötekine uzanan o görünmez köprünün kendisi. Şehir dediğimiz şey zaten biraz da “bağlantıların sanatı”dır.
Köprüler: iki yakayı değil, zamanı da birleştirir… Balavca üzerinde dereyi bir “yarık” olmaktan çıkarıp kenti birleştiren asıl unsur köprüler. Yarışma kapsamında; Vergi Dairesi–Eski Cezaevi bandında Balavca’nın iki yakasını bağlayan 4 tarihi köprünün (Ağa Cami, Orhan Menteşe Evi, Kütüphane ve Aplangeç Parkı çevresi köprüleri) bulunduğu ve bu köprülerin kapsamlı röleve–restorasyon–statik güçlendirme süreçlerine ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Köprüler yalnızca karşıya geçirmez; şehirdeki zamanı da birbirine bağlar. Bazen bir taş korkuluk, bazen bir kemer, bazen bir ayak izi… Bugün bu köprülerin algısını zayıflatan şey ise çoğu zaman basit ama ağır bir ayrıntı: araç trafiği. Dereyi daraltan, köprüyü görünmez kılan, yayanın ritmini bozan o hız… Bu yüzden önerilen hamlelerden biri çok yerinde: araç geçişleri ile yaya geçişlerini yeniden düzenlemek, yayalaştırmak ve köprüleri “geçiş” olmaktan çıkarıp mekân haline getirmek çünkü bir kent, köprülerine bakarak da anlaşılır. Köprülerin üzeri kalabalıkla doluyorsa, şehir hâlâ yaşıyordur. Köprülerin altından su geçmiyorsa bile, üstünden hayat geçebilmelidir. “Yaşam koridoru” fikri neden kıymetli?.. Balavca’yı yeniden düşünmenin en güçlü yanı, yalnızca dereyi “güzelleştirmek” değil; kentin parçalanmış hafızasını yeniden birbirine bağlamaktır. Beçin’den kente inen kutsal yol izlerinin kentsel dokuya, eski endüstri alanlarına ve kamusal kullanım potansiyeli taşıyan yapılara (müze, eğitim yapıları, kütüphane, rekreatif alanlar vb.) doğru temaslarla eklemlenmesi bu nedenle kritik önemdedir. Bu temaslar iyi tasarlanırsa Balavca, Milas’ın “geçmişini vitrine koyan” durağan bir anı olmaktan çıkar; sosyal hayatın canlılığını bugüne taşıyan süreklilikli bir omurgaya dönüşür. Şehrin belleği bazen üstü kapatılmış bir dereden yükselir. Bir gün biri “Balavca nerede?” diye sorduğunda, parmağımızla yer altını değil; gözümüzle bir yürüyüş hattını, bir köprü gölgesini, bir kentsel ritmi gösterebiliyorsak; işte o zaman dere gerçekten geri dönmüş demektir. Milas’a yakışan da budur; Suya yeniden bakmak ve suyun açtığı o eski yolu, bugünün yaşamına yeniden bağlamak… Dr. İsmail Ernur ÖZTEKİN
Milas
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
Kentin Hafızası: “Balavca” / Dr. İsmail Ernur ÖZTEKİN
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir. .
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitesi.
Lütfen bizi sosyal medyada takip ediniz:
Milas
nevzatcaglartufekci@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Sitesi hakkında
Web Site Bilgisi: Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır. Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır. Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır. Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir. Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak göstererek kullanabilirsiniz. Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.
Takvim
Dereden köprüye, fabrikadan kütüphaneye Milas’ın “yaşam koridoru” Milas’ta bazen bir kentin tarihini surlar, anıt mezarlar ya da büyük camiler değil; üzeri kapatılmış bir dere anlatır. Balavca Deresi tam da böyle bir “gizli anlatıcı”dır. Yüzyıllar boyunca kentin içinden akıp geçerken tarımı, ticareti, gündelik hayatı, inancı ve endüstriyi birbirine bağlayan bu suyolu; 1970’lerden itibaren yapılan ıslah çalışmalarıyla beton bir kanal hattına dönüştürülüp yer altına alınarak görünürlüğünü kaybetti. Ama dikkatle bakınca, dere kaybolsa da hatırlama çizgisi kaybolmuyor: kıyısına dizilmiş katmanlar hâlâ yerinde duruyor. Bir kentin hafızası bazen taşta değil, suda birikir. Daha doğrusu: suyun açtığı yolda. Balavca’nın akışı, Milas’ta sadece bir coğrafya değil, bir yaşam ritmidir ve ritim bozulduğunda şehir de bir şeyini kaybeder: yüzünü, nefesini, yürüyüşünü… Beçin’den iner; “Kutsal Yol”a değip şehrin içine karışır… 2023 yılında Milas’ta düzenlenen “Çok Katmanlı Doğal ve Kültürel Bir Yaşam Koridoru olarak Balavca Deresi ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması”, Balavca’yı sıradan bir dere olarak değil; Beçin Kalesi yakınlarından başlayıp kuzey–güney aksında doğal, kırsal, kentsel ve arkeolojik alanlarla ilişkilenen bir omurga olarak tarif ediyor. Üstelik güzergâh, 2500 yıllık Kral Yolu/Kutsal Yol bağlantılarına değiyor. Bu tanım bence çok şey söylüyor: Balavca, yalnızca su değil; Yol, Eşik, Bağlantı. Yani kent içindeki “geçiş” duygusunun, bir yakadan ötekine uzanan o görünmez köprünün kendisi. Şehir dediğimiz şey zaten biraz da “bağlantıların sanatı”dır. Köprüler: iki yakayı değil, zamanı da birleştirir… Balavca üzerinde dereyi bir “yarık” olmaktan çıkarıp kenti birleştiren asıl unsur köprüler. Yarışma kapsamında; Vergi Dairesi–Eski Cezaevi bandında Balavca’nın iki yakasını bağlayan 4 tarihi köprünün (Ağa Cami, Orhan Menteşe Evi, Kütüphane ve Aplangeç Parkı çevresi köprüleri) bulunduğu ve bu köprülerin kapsamlı röleve–restorasyon–statik güçlendirme süreçlerine ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Köprüler yalnızca karşıya geçirmez; şehirdeki zamanı da birbirine bağlar. Bazen bir taş korkuluk, bazen bir kemer, bazen bir ayak izi… Bugün bu köprülerin algısını zayıflatan şey ise çoğu zaman basit ama ağır bir ayrıntı: araç trafiği. Dereyi daraltan, köprüyü görünmez kılan, yayanın ritmini bozan o hız… Bu yüzden önerilen hamlelerden biri çok yerinde: araç geçişleri ile yaya geçişlerini yeniden düzenlemek, yayalaştırmak ve köprüleri “geçiş” olmaktan çıkarıp mekân haline getirmek çünkü bir kent, köprülerine bakarak da anlaşılır. Köprülerin üzeri kalabalıkla doluyorsa, şehir hâlâ yaşıyordur. Köprülerin altından su geçmiyorsa bile, üstünden hayat geçebilmelidir. “Yaşam koridoru” fikri neden kıymetli?.. Balavca’yı yeniden düşünmenin en güçlü yanı, yalnızca dereyi “güzelleştirmek” değil; kentin parçalanmış hafızasını yeniden birbirine bağlamaktır. Beçin’den kente inen kutsal yol izlerinin kentsel dokuya, eski endüstri alanlarına ve kamusal kullanım potansiyeli taşıyan yapılara (müze, eğitim yapıları, kütüphane, rekreatif alanlar vb.) doğru temaslarla eklemlenmesi bu nedenle kritik önemdedir. Bu temaslar iyi tasarlanırsa Balavca, Milas’ın “geçmişini vitrine koyan” durağan bir anı olmaktan çıkar; sosyal hayatın canlılığını bugüne taşıyan süreklilikli bir omurgaya dönüşür. Şehrin belleği bazen üstü kapatılmış bir dereden yükselir. Bir gün biri “Balavca nerede?” diye sorduğunda, parmağımızla yer altını değil; gözümüzle bir yürüyüş hattını, bir köprü gölgesini, bir kentsel ritmi gösterebiliyorsak; işte o zaman dere gerçekten geri dönmüş demektir. Milas’a yakışan da budur; Suya yeniden bakmak ve suyun açtığı o eski yolu, bugünün yaşamına yeniden bağlamak… Dr. İsmail Ernur ÖZTEKİN
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Diğer sayfalar için lütfen tıklayınız.
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
Kentin Hafızası: “Balavca” / Dr. İsmail Ernur ÖZTEKİN
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitesi.
Lütfen bizi sosyal medyada takip ediniz:
Milas
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Site Bilgisi: Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır. Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır. Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır. Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir. Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak göstererek kullanabilirsiniz. Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.
Web Sitesi hakkında
Takvim