Kentlerin
çeperlerinde,
özellikle
çevreyolları
boyunca
gelişen
yerleşim
alanları;
Türkiye’de
uzun
yıllardır
göz
ardı
edilen
planlama
hatalarının,
kontrolsüz
göç
hareketlerinin
ve
rant
odaklı
karar
süreçlerinin
somut
birer
yansımasıdır.
Bu
alanlar
başlangıçta
ulaşım
sürekliliğini
sağlamak
amacıyla
inşa
edilen
arterlerin
zamanla
kentsel
gelişmenin
ana
ekseni
haline
gelmesiyle,
işlevsel
kimliğini
kaybetmiş
ve
adeta
“yol değil, şehir içi cadde” karakterine bürünmüştür.
Çevreyolu kıyısındaki yapılaşma
Çevreyollarının
kıyısında
oluşan
yapılaşma;
gürültü,
hava
kirliliği,
trafik
güvenliği,
altyapı
yetersizlikleri
ve
sosyal
donatı
eksiklikleri
gibi
çok
boyutlu
sorunları
beraberinde
getirir.
Ancak
bu
sorunların
varlığı,
çoğu
zaman
yapılaşmayı
durdurmak
yerine
hızlandıran
bir
etki
yaratır.
Çünkü
bu
alanlar,
planlama
disiplininden
ziyade
kısa
vadeli
ekonomik
kazanç
beklentilerinin
yön
verdiği
rant
mekanizmalarının
hedefi
haline gelmiştir.
Göç olgusu
Göç
olgusu
bu
sürecin
en
kritik
tetikleyicisidir.
Kırsaldan
kente
veya
küçük
yerleşimlerden
daha
büyük
merkezlere
yönelen
nüfus
hareketleri,
konut
talebini
artırmakta;
bu
talep
ise
en
hızlı
ve
en
düşük
maliyetle
karşılanabilecek
alanlar
olarak
çevreyolu
kenarlarını
öne
çıkarmaktadır.
Plansız
büyüme,
bu
bölgelerde
yaşayanları
düşük yaşam kalitesi, yüksek risk ve mekânsal eşitsizliklerle baş başa bırakmaktadır.
Bafa-Selimiye ve Beçin örnekleri
Bu
genel
tablonun
çarpıcı
örneklerinden
biri
Milas
ilçesinde
(özellikle
Bafa,
Selimiye
Beçin
Mahallelerinde)
çevresinde
yaşanmaktadır.
Milas
çevreyolu,
başlangıçta
kenti
rahatlatmak
ve
transit
trafiği
şehir
dışına
yönlendirmek
amacıyla
planlanmış
olmasına
rağmen,
zamanla
çevresinde
yoğun
yapılaşmanın
oluşmasıyla
fiilen
bir
şehir
içi
yoluna
dönüşmüştür.
Bugün
bu
güzergâh;
ağır
vasıta
trafiği
ile
yerel
ulaşımın
iç
içe
geçtiği,
yaya
güvenliğinin
ciddi
risk
altında
olduğu
ve
kent
bütünlüğünü
bölen bir hat haline gelmiştir.
Beçin özeli
Beçin
Mahallesi
özelinde
ise
durum
daha
da
dikkat
çekicidir.
Tarihsel
ve
kültürel
değeri
yüksek
bir
yerleşim
olan
Beçin,
kontrolsüz
yapılaşma
baskısı
altında
kimliğini
kaybetme
riskiyle
karşı
karşıyadır.
Çevreyolunun
mahalleye
temas
ettiği
alanlarda,
plan
kararlarıyla
uyumsuz,
çoğu
zaman
altyapıdan
yoksun
ve
estetikten
uzak
yapılaşma
örnekleri
hızla
artmaktadır.
Bu
süreç,
yalnızca
fiziksel
çevreyi
değil;
sosyal dokuyu, tarihsel sürekliliği ve yaşam kalitesini de aşındırmaktadır.
Avrupa’dan örnekler
Almanya
Bu
noktada,
aynı
sorunun
farklı
ülkelerde
nasıl
ele
alındığına
bakmak
önemli
bir
karşılaştırma
imkânı
sunmaktadır.
Avrupa’da
çevreyolları
(ring
road
/
bypass)
kentsel
planlamanın
en
disiplinli
uygulandığı
alanlardan
biridir.
Örneğin
Almanya’da
şehir
çevreyolları
boyunca
yapılaşma
sıkı
biçimde
sınırlandırılmış,
bu
yolların
etrafında
geniş
yeşil
kuşaklar
oluşturulmuştur.
“Grüngürtel”
(yeşil
kuşak)
uygulamaları
sayesinde
hem
kentlerin
kontrolsüz
yayılması
engellenmiş
hem
de
çevreyollarının
ana
işlevi
olan
hızlı
ve
kesintisiz
ulaşım
korunmuştur.
Benzer
şekilde
Hollanda’da
otoyol
kenarları
yüksek
gürültü
bariyerleri,
planlı
sanayi
bölgeleri
ve
kesin
yapılaşma
sınırları
ile
düzenlenmiş;
konut
alanlarının
bu
arterlere
doğrudan
temas
etmesi büyük ölçüde önlenmiştir.
Fransa ve İngiltere
Fransa
ve
İngiltere
gibi
ülkelerde
de
“green
belt”
politikalarıyla
kentlerin
çevresi
bilinçli
olarak
yapılaşmaya
kapatılmıştır.
Londra
örneğinde
çevreyolu
(M25)
etrafında
gelişim
sıkı
denetim
altında
tutulmuş;
bu
hattın
bir
kent
içi
bulvara
dönüşmesine
izin
verilmemiştir.
Bu
yaklaşım,
ulaşım
altyapısının
işlevini
korurken
aynı
zamanda
kentlerin nefes almasını sağlayan ekolojik koridorlar yaratmıştır.
Japonya’da durum
Japonya
ise
bu
konuda
daha
farklı,
ancak
bir
o
kadar
da
öğretici
bir
model
sunar.
Tokyo
ve
Osaka
gibi
mega
kentlerde
çevreyolları
çok
katlı
ve
kontrollü
erişimli
sistemler
olarak
tasarlanmıştır.
Bu
yolların
çevresinde
doğrudan,
düzensiz
konut
gelişimine
izin
verilmez;
aksine,
arazi
kullanımı
son
derece
sıkı
zonlama
kurallarıyla
belirlenir.
Gürültü
ve
trafik
etkisini
azaltmak
için
yüksek
mühendislik
çözümleri
(yükseltilmiş
yollar,
tüneller,
ses
bariyerleri)
devreye
alınır.
Ayrıca
toplu
taşıma
sistemleri
o
kadar
güçlüdür
ki,
bireysel
araç
bağımlılığı
sınırlı
tutulur
ve
çevreyolları
yerel trafik baskısıyla karşı karşıya kalmaz.
Japonya’daki
bir
diğer
önemli
fark,
plan
kararlarının
istisnasız
uygulanmasıdır.
İmar
kuralları
kişiye,
döneme
ya
da
siyasi
tercihlere
göre
esnetilmez.
Bu
sayede
çevreyolları,
hiçbir
zaman
Milas
örneğinde
olduğu
gibi
“şehrin
içinden
geçen
karma
bir ulaşım hattına” dönüşmez.
Türkiye’de
ise
sorun
tam
tersidir:
Plan
vardır
ama
uygulanmaz;
sınır
vardır
ama
ihlal
edilir;
kamu
yararı
tanımlanır
ama
korunmaz.
Milas–Beçin
örneği,
bu
çelişkinin
küçük
ölçekli
ama
çarpıcı
bir
yansımasıdır.
Çevreyolunun
kent
içi
yola
dönüşmesi
yalnızca
bir
mühendislik
sorunu
değil;
planlama
disiplininin
zayıflığının,
denetim
eksikliğinin ve rant öncelikli yaklaşımın sonucudur.
Sorun çözümsüz değil
Avrupa
ve
Japonya
örnekleri,
sorunun
çözümsüz
olmadığını
açıkça
göstermektedir.
Bilimsel
planlama
ilkelerine
bağlılık,
kararlı
siyasi
irade
ve
tavizsiz
denetim
mekanizmaları
sayesinde
çevreyolları
hem
işlevini
koruyabilir
hem
de
kent
yaşamına zarar vermeden varlığını sürdürebilir.
Sonuç
Sonuç
olarak;
çevreyolu
kenarındaki
yerleşim
sorunları
münferit
değil,
sistematik
bir
planlama
krizinin
ürünüdür.
Göç
baskısı,
ekonomik
çıkarlar
ve
denetimsizlik
birleştiğinde
ortaya
çıkan
tablo,
yalnızca
bugünün
değil,
geleceğin
kentlerini
de
tehdit
etmektedir.
Milas
ve
Beçin’de
yaşananlar,
aslında
Türkiye’nin
pek
çok
kentinin
ortak
hikâyesidir.
Bu
hikâyeyi
değiştirmek
ise
mümkündür
ama
ancak
rantın değil, planın kazandığı bir düzen kurulduğunda.
30.03.2026
Doç. Dr. Mehmet GÜNLÜK
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
Milas Meslek Yüksekokulu
“Daha güzel anıların yaşanabileceği bir Milas” için, düşüncelerin paylaşıldığı, projelerin konuşulduğu web sitemize hoş geldiniz.
Milas İçin Görüş ve Öneriler
Çevreyolu Kıyısında Yaşam: Planlama Zafiyeti, Göç Baskısı ve Rant Sarmalı / Doç. Dr. Mehmet GÜNLÜK
(Milas İçin Görüş ve Öneriler) Yazı Listesi
Bu sayfada, Milas’ın gelişiminine ve olumlu değişimine katkı sunacak projelere ve görüşlere yer verilmektedir.
.
Milas’ın Kentsel Geleceği / Doç. Dr. Mehmet GÜNLÜK
Kent Hakkı ve Katılım / Doç. Dr. Mehmet GÜNLÜK
Çevreyolu Kıyısında Yaşam: Planlama Zafiyeti, Göç Baskısı ve Rant Sarmalı / Doç. Dr. Mehmet GÜNLÜK
“Daha güzel anıların
yaşanabileceği bir Milas” için,
düşüncelerin paylaşıldığı,
projelerin konuşulduğu
web sitesi.
Lütfen bizi
sosyal medyada takip ediniz:
nevzatcaglartufekci@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / 2025 - 2026
Web Site Bilgisi:
Bu web sitesi, “daha güzel anıların yaşanabileceği Milas” düşüncesi ile ilgilenen kişi ve kurumlar için hazırlanmıştır.
Bu web sitesinde, “Milas” alanında yapılan akademik çalışmalar, proje çalışmaları, görsel materyaller, etkinlik haberleri ve
saha deneyimlerini içeren yazılar yer almaktadır.
Bu web sitesi, ulusal ve uluslararası yasalara, genel ahlaki kurallara ve mesleki etik kurallara uygun olarak hazırlanmaktadır.
Bu web sitesi, ziyaretçilerinin güvenli erişimi için, “PositiveSSL (DV) - Sectigo (Comodo) Güvenlik Sertifikası” sahibidir.
Bu web sitesindeki materyalleri “Milas” ile ilgili eğitim çalışmalarında, projelerde, makalelerde ve haberlerde kaynak
göstererek kullanabilirsiniz.
Sitede yer alan ve telif hakkı olduğu belirtilen görsel ve işitsel materyaller için lütfen telif sahibinden izin alınız.